Maçta Komedinin Dorukları ve Kaderin Cilvesi!…

Fenerbahçe’nin, Antep’in bağrında tren misali coşkuyla estirdiği maçta, sahada neler neler olmadı ki! Muhterem Mourinho, elindeki oyuncuları harcamaktan bıkmamış ki, sahaya hallaç pamuğu gibi sürdü. Çağlar’a “Geç çabuk bu maçı” dercesine, geçen haftaki kadrosunu bir çırpıda sildi. Düşünün ki, modeli bilinmeyen bir araba… Nereye gidiyor, nasıl gidiyor, meçhul! Şampiyonluk treni çoktan kaçmış ama Fenerbahçe’nin elinde matematik kalkmadığı için hesap kitabı bırakmamış.

İkinci yarıyı gaga yerine mızrakla oynayan Antep’te yorgunluk belirtileri spiker değil, seyirci bile fark etti. Sosyal bilimden bihaber VAR sistemimizle bir topun peşindeki macerayı izledik. Neyse ki Mourinho, “komedi devam etmeli” diyerek kalmayı düşünenlerden. İkinci devrede oyuna uyanamayan İsmail’in yerine bir değişiklik yapıldı ki tam bir komedi: “Çık İsmail, gir İsmail!” Dzeko’nun sakarlık üzerine ofsayta takıldığı gol anı ise, yıllardır aranan Lazarus Çizgisi’ne “merhaba” dedi. Antep, ne gollere ne faullere doydu; futbol tarihinin en absürt maçlarından biriyle “hayırdır inşallah” dedirtti.

Yetmedi, bir de penaltı maceramız oldu ki dillere destan! VAR’da bekleyen, “Herkes uyudu, karar gelmez” derken sağ gösterip sol vurdu, hakem ekrandan bir baktı; sonuç: nefes kesen bir dans figürü. Arkadan Viana’nın Dzeko’yu harman yeri gibi harcadığı “elle itme” penaltısı “eğlence yoksa Spartan Mayor’u çağırın” gösterisine döndü. Ve evet, Avrupa’da VAR karışır ama Macaristan’da hâlâ derin uykuda. Hakem de öyle… Müslüm Baba’nın dediği gibi, “Avaz avaz bir yandan…” İşte böyle bir muhteşemlikten çıktı bu maç!